Mutfak tezgâhında biriken kabuklara bakıp "bunların hepsini kompost kabına atsam ne olur?" diye düşündüğüm çok oldu. İlk yıl attım da. Sonuç: iki hafta içinde balkonda tanımlayamadığım bir koku, kapağın altında sinek bulutu ve hiçbir şekilde ısınmayan, cıvık bir yığın. O yığını dökmek zorunda kaldım. Bugün aynı mutfaktan çıkan atığın belki yüzde seksenini rahatça kompostluyorum, ama artık neyi neden attığımı biliyorum. Aradaki fark tam olarak bu.
Mutfak atığı denince akla tek bir kategori geliyor ama pratikte bu grup içinde birbirinden tamamen farklı davranan malzemeler var. Bir muz kabuğuyla bir tavuk derisi aynı kaba giriyor diye aynı süreçten geçmiyor. Bitkisel atıklar çoğunlukla su ve karbonhidrat; mikroorganizmalar bunları aerobik yani oksijenli ortamda parçalıyor ve ortaya nispeten nötr, toprak kokan bir sonuç çıkıyor. Hayvansal atıklar ise yağ ve protein ağırlıklı. Bunlar parçalanırken ortaya çıkan ara ürünler — amonyak, bütirik asit, sülfür bileşikleri — hem kokuyor hem de ev tipi bir yığının ulaşabildiği sıcaklıklarda patojenleri güvenle yok edemiyor.
Ev kompostunun ısınma kapasitesi sınırlı. Küçük hacimli bir kapta merkez sıcaklığı genelde 40-55 °C bandında geziniyor, o da sadece birkaç gün. Endüstriyel tesislerdeki gibi haftalarca 65 °C'de kalan bir yığınınız yoksa, hayvansal atığı içeri sokmak riskli bir bahis. Sıcaklık ve nem yönetimi konusuna ayrı bir yazıda değindim ama özet şu: yığınınız istediğiniz sıcaklığa çıkmıyorsa, atacağınız malzemeyi ona göre seçmek zorundasınız.
Bu soruyu en çok yeni başlayanlardan duyuyorum ve cevabı net: evet, meyve ve sebze kabukları kompostun en ideal yeşil malzemesi. Azot bakımından zengin, nemli, hızlı parçalanıyorlar. Elma kabuğu, patates soyuntusu, havuç uçları, salatalık kabuğu, marul dış yaprakları — hepsi sorunsuz. Benim yığınımın omurgası bunlar.
İki istisnayla: narenciye kabukları ve soğan kabukları. Bunlar asidik ve uçucu yağ içerdikleri için çok miktarda atılınca mikrobiyal aktiviteyi yavaşlatıyor, solucan kullanıyorsanız solucanlar bölgeden kaçıyor. Ben portakal kabuklarını atıyorum ama kıyarak ve toplam hacmin küçük bir kısmı olacak şekilde. Vermikompost yapıyorsanız narenciyeyi hiç sokmamanızı öneririm.
| Atık | Kompostlanır mı? | Notum |
|---|---|---|
| Meyve ve sebze kabukları | Evet | Temel yeşil malzeme. Parçalayarak atın |
| Kahve telvesi ve filtre kâğıdı | Evet | Azot kaynağı, kokuyu da baskılıyor |
| Çay posası, poşetsiz | Evet | Poşetin sentetik olmadığından emin olun |
| Yumurta kabuğu | Evet | Kalsiyum verir ama çok yavaş çözünür, ezin |
| Bayat ekmek, pirinç, makarna | Dikkatli | Kemirgen çeker, gömerek ve az miktarda |
| Narenciye ve soğan kabuğu | Sınırlı | Asidik; toplamın onda birini geçmesin |
| Et, kemik, balık artığı | Hayır | Koku, patojen, hayvan riski |
| Süt, peynir, yoğurt | Hayır | Yağ oksijeni keser, anaerobik cepler oluşur |
| Yemek yağı, sos, mayonez | Hayır | Malzemeyi kaplar, parçalanmayı durdurur |
| Pişmiş yağlı yemek artığı | Hayır | Tuz ve yağ içeriği sorun yaratır |
Tezgâhın altında kapaklı küçük bir kova tutuyorum, iki günde bir boşaltıyorum. Daha uzun beklerse kovanın içi anaerobik olmaya başlıyor ve o kokuyu yığına taşıyorsunuz. Kabukları bıçakla iri iri doğruyorum; bütün bir patates kabuğuyla üçe bölünmüş kabuk arasında ayrışma hızı bakımından ciddi fark var. Parçacık boyutunun neden bu kadar önemli olduğunu ayrıntılı anlatan bir yazı da var sitede.
En kritik alışkanlığım şu: her mutfak atığı seferinden sonra üstüne kahverengi malzeme örtüyorum. Kuru yaprak, karton parçası, talaş, ne varsa. Mutfak atığı neredeyse tamamen yeşil ve çok nemli olduğu için tek başına atıldığında yığın hamurlaşıyor. Yeşil-kahverengi dengesi burada teorik bir kural değil, kokup kokmamanın tek belirleyicisi.
Yığınınız kokuyorsa neredeyse her zaman iki sebepten biridir: ya çok fazla mutfak atığı attınız, ya da içeri girmemesi gereken bir şey girdi.
Bir de tuz meselesi var. Turşu suyu, salamura, çorba artığı gibi tuzlu sıvıları yığına dökmeyin. Tuz mikroorganizmaları da bitki köklerini de rahatsız ediyor, üstelik kompostta birikiyor.
Yeni başlıyorsanız işi zorlaştırmayın: çiğ bitkisel mutfak atığı + kahve telvesi + yumurta kabuğu üçlüsüyle başlayın, hepsinin üstüne kuru malzeme örtün, hayvansal hiçbir şey koymayın. Üç ay bu şekilde çalışın. Yığın düzenli ısınmaya başlayınca, kokusu toprağa dönünce sistemi tanımış olursunuz.
Hayvansal atıklarınızı da değerlendirmek istiyorsanız bunun yolu klasik yığın değil. Bokashi g