İlk kompost denemem 6 metrekarelik bir balkonda başladı. Bahçesi olan biri değildim; elimde bir kova, bir avuç kuru yaprak ve fazlasıyla iyimserlik vardı. İkinci haftada balkona çıktığımda beni karşılayan o ekşi, keskin koku hâlâ aklımda. O gün öğrendiğim şey şu: dairede kompost yapmak bahçedekinden farklı bir iş değil, ama hata payı çok daha küçük.
Balkonda ya da mutfakta kompost yaparken üç şeyle boğuşuyoruz:
Bu üç sorunun ortak çözümü aslında tek cümle: daire balkon kompost koku kokusuz hale gelsin istiyorsanız, sistemi hacme değil, hava akışına ve malzeme dengesine göre kurmanız gerekiyor. Yeşil–kahverengi dengesi konusundaki temel oranlar balkonda da geçerli, sadece hataya toleransı sıfıra yakın.
En ucuzu. 40–60 litrelik plastik bir kovanın yan ve alt kısımlarına 6–8 mm delikler açıyorsunuz, altına damlama tepsisi koyuyorsunuz. Ben ilk yıl bunu kullandım. Çalışıyor, ama disiplin istiyor: her mutfak atığı ekleyişinde üzerine iki misli kuru malzeme (talaş, kesilmiş karton, kuru yaprak) koymazsanız üç günde ıslanıp kokuyor. Kap seçimi konusunda anlattığım havalandırma mantığı burada birebir geçerli.
Benim için oyunu değiştiren yöntem bu oldu. Eisenia fetida (kırmızı kaliforniya solucanı) ile çalışan üç katlı bir kutu, mutfağın altındaki dolapta duruyor ve misafirlerim orada bir şey olduğunu fark etmiyor. Doğru kurulmuş bir solucan kutusu nemli orman toprağı gibi kokar, başka hiçbir şey gibi değil. Karşılığında istediği şeyler net: 15–25 °C aralığı, aşırı asitli atık verilmemesi (limon, soğan çok az), ve nemin sıkılmış sünger kıvamında tutulması.
Aslında kompost değil, laktik asit fermantasyonu. Tamamen sızdırmaz bir kova, alt musluk ve kepekli aşı malzemesi. Et, süt, pişmiş yemek dahil her şeyi alır — bu büyük bir avantaj. Ama sonunda elinizde turşumuş atık kalır; onu ya toprağa gömmeniz ya da bir solucan kutusuna azar azar aktarmanız gerekir. Kokusu ekşi hamur gibidir, kötü değil ama nötr de değil.
| Kriter | Havalandırmalı kova | Vermikompost | Bokashi |
|---|---|---|---|
| Yer ihtiyacı | Orta (balkon) | Az (dolap içi) | Az |
| Koku riski | Yüksek | Çok düşük | Düşük (ekşi) |
| Kabul ettiği atık | Bitkisel | Bitkisel, sınırlı | Her şey |
| İlk ürün süresi | 3–6 ay | 2–3 ay (solucan gübresi) | 2 hafta + gömme |
| Ara ürün | Yok | Solucan çayı | Fermente sıvı |
| İlgi gerektirme | Haftalık karıştırma | Haftada 5 dakika | Kova doldukça |
| Kışın balkonda | Durur | Donarsa ölür, içeri alın | Sorunsuz |
Balkonda koku, panik yapılacak bir şey değil; bir okuma. Üç tanı ve üç müdahale:
Sinek için tek etkili çözüm bulduğum şey: her ekleme sonrası üstünü kapatmak. Solucan kutusunda ıslak gazete veya karton, kovada kuru yaprak tabakası. Yüzeyde açıkta duran hiçbir meyve kabuğu bırakmıyorum. Bir de mutfak atıklarını doğrudan atmadan önce buzlukta bir gün beklettiğimde hem sinek yumurtaları ölüyor hem hücre duvarları kırılıp ayrışma hızlanıyor.
Dairede yaşıyorsanız ve amacınız saksı bitkilerinizi beslemekse, tereddüt etmeden vermikompostla başlayın. Sebebi şu: koku riskinin en düşük olduğu, en az yer isteyen ve karşılığında en değerli ürünü (solucan gübresi ve sıvı) veren sistem. Küçük hacim vermikompostun dezavantajı değil, doğal çalışma biçimi.
Mutfağınızda çok pişmiş yemek ve et artığı çıkıyorsa, bokashiyi vermikompostla eşleştirin: fermente ürünü ayda bir, solucan kutusunun bir köşesine az miktarda gömün. Ben iki sezondur böyle çalışıyorum ve balkonda tek bir koku şikâyeti almadım.
Klasik havalandırmalı kovayı ise geniş, üstü